0 850 840 49 28

DEHB Tanısında Sürekli Performans Testlerinin Kullanışlılığı ve Geçerliliği

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tanısında Sürekli Performans Testlerinin Kullanışlılığı ve Geçerliliği

Usefulness and Validity of Continuous Performance Tests in the
Diagnosis of Attention-Deficit Hyperactivity Disorder Children

Orijinal Dosya:


Usefulness and Validity of Continuous Performance Tests in the Diagnosis of Attention-Deficit Hyperactivity Disorder Children

Amaç: Sürekli Performans Testleri (CPT) DEHB tanı prosedüründe popüler olarak kullanılsa da, bu testlerin ölçümleri sınırlı duyarlılık, özgüllük ve ekolojik geçerliliklerinden dolayı tartışmalara konu olmaktadır. Bu yüzden CPT’lerin sınırlı oldukları tartışılan bu alanlardaki niteliklerinin  doğrulanmasına ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, çevresel çeldirici uyaranlar içeren bir CPT’nin çocuklarda DEHB tanısı için geçerlilik düzeyini değerlendirmektir.

Metod: Çalışmaya 493’ü erkek ve 305’i kız çocuk olmak üzere 7-12 yaş arasında toplam 798 çocuk katılmıştır. DEHB grubunda 339 çocuk, kontrol grubunda ise 459 sağlıklı çocuk bulunmuştur. Çalışmada çeldirici işlevi gören görsel ve işitsel uyaranlara sahip olan MOXO-CPT testi kullanılmıştır.

Bulgular: DEHB tanılı çocuklar tüm CPT parametrelerinde (Dikkat, Zamanlama, Hiperaktivite ve Dürtüsellik) sağlıklı akranlarına kıyasla daha düşük puanlar almışlardır. DEHB tanılı çocukların hedef uyaran üzerinde dikkatlerini sürdürmekte ve uyaranlara doğru zamanda yanıt vermekte kontrol grubuna göre daha başarısız oldukları belirlenmiştir. Bunun yanında, DEHB tanılı çocuklar kontrol grubuna göre önemli ölçüde daha fazla hiperaktif ve dürtüsel nitelikte yanıtlar vermişlerdir. Receiver Operating Characteristic (ROC) analizi, DEHB tanılı çocukları kontrol grubundan tek başına ayırabilme niteliği düşük bulunan Dürtüsellik parametresi hariç tüm test parametrelerinin tanısal belirleyiciliklerinin iyi ve kusursuz düzeyler arasında değişmekte olduğunu belirlemiştir. Testin total skorunun (tüm parametrelerin birlikte değerlendirilerek tanısal belirleyiciliklerinin ölçülmesi)  kusursuz bir tanısal performans gösterdiği tespit edilmiştir.

Sonuçlar: DEHB tanılı çocuklar kontrol grubuna göre tüm CPT parametrelerinde daha kötü bir performans sergilemiş, MOXO-CPT DEHB tanılı çocuklar ve sağlıklı akranlarını birbirlerinden tutarlı olarak ayırt edebilmiştir. Testte söz konusu tüm CPT parametrelerinin birlikte bulunmasının testin tanı kapasitesini arttırdığı ve DEHB’nin kompleks ve heterojen özelliğini yansıtmakta başarılı olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: DEHB, değerlendirme, dikkat, çocukluk dönemindeki nörolojik bozukluklar, test yapısı

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) erken başlangıca sahip olan ve devamlılık gösteren bir nörogelişimsel bozukluk olup, en yaygın görülen sağlık sorunlarından biridir (Polanczyk, de Lima, Horta, Biederman, Rohde, 2007). DEHB; semptomlarının heterojenliği, karmaşık klinik görünümü ve yüksek komorbidite oranlarından dolayı birçok süreçten oluşan multifaktöriyel bir bozukluk olarak da nitelendirilmektedir (Berger, Remington, Leitner, & Leviton, 2015). DEHB tanısı, subjektif raporlar ve klinik gözlemlere dayanmaktadır. Klinik uygulamada, çocukların değerlendirilme süreci genel olarak öğretmen-ebeveynlerle yapılan görüşler ve onlar tarafından doldurulan puanlama ölçütlerini, klinik değerlendirmeleri ve ihtiyaç duyulduğunda nöropsikolojik nitelikte ve başka testlerin uygulanmasını içermektedir (American Academy of Pediatrics [AAP], 2001; Seixas, Weiss, & Muller, 2012; Wolraich et al., 2011). Klinik değerlendirme, görüşme ve puanlama ölçütleri açıkça klinisyenin ve bilgi veren diğer kişilerin subjektif yargılarına dayanmakta (Rousseau, Measham, & Bathiche-Suidan, 2008; Serra-Pinheiro, Mattos, & Regalla, 2008; Skounti, Philalithis, & Galanakis, 2007), özellikle belirli gruplarda (kız çocuklar vb.) yanlış tanılar konulması ve hatta yanlış tedaviler uygulanmasına neden olabilmektedir (Ginsberg, Quintero, Anand, Casillas, & Upadhyayam, 2014; Quinn & Madhoo, 2014). Bu yüzden, uzun zamandır klinik tanıyı destekleyebilecek, objektif ve laboratuvar tabanlı ölçüm araçlarının geliştirilmesi konusuna ilgi vardır. Günümüzdeyse klinik tanıyı desteklemek için kullanılan en yaygın laboratuvar tabanlı ölçüm araçları Sürekli Performans Testleri (CPT)’dir (Edwards et al., 2007; Vogt & Williams, 2011). Sürekli Performans Testleri’nin büyük çoğunluğu (e.g., CPTDegraded Stimulus, Adler et al., 2001; Gordon Diagnostic System, Gordon & Mettelman, 1987; Test of Variables of Attention, Greenberg, 1997; CPT identical-pairs, Cornblatt, Risch, Faris, Friedman, & Erlenmeyer-Kimling, 1988) tanısal süreçte klinik değerlendirmeye katkı sağlayan seçici dikkati, dürtüselliği ve sürdürülebilir dikkati ölçer (Hall et al., 2014, 2016; Sonuga-Barke, Sergeant, Nigg & Willcutt, 2008). Genel olarak testler, görsel ya da işitsel uyaranların (sayılar, harfler veya geometrik şekiller) belirli bir zaman periyodu boyunca seri halde sunulmasına dayanmaktadır. Katılımcılar ‘’hedef’’ uyaranlara cevap vermeleri ve ‘’hedef olmayan’’ uyaranlardan kaçınmaları için yönlendirilmektedir. Hedef olmayan uyaranlara verilen bir yanıt ‘’hareket hatası’’ olarak, hedef olan uyarana yanıt vermeme durumu ise ‘’ihmal hatası’’ olarak nitelendirilmektedir. İhmal hataları dikkatsizliğin, hareket hataları ise dürtüselliğin göstergesi olarak kabul edilmektedir. CPT bunun yanında yanıt zamanı (RT) ve yanıt zamanının değişkenliğini de ölçmektedir. Diğer bilişsel testler gibi, CPT’ler tanı prosedüründe yardımcı bir araç işlevi görmekte; fakat bazı otörler tarafından sınırlı duyarlılık, özgüllük ve ekolojik geçerliliklerinden dolayı tartışmalara da konu olmaktadır (Arble, Kuentzel, & Barnett, 2014; Edwards et al., 2007; Nigg, Willcutt, Doyle, & Sonuga-Barke, 2005). Barkley (1991) CPT’lerin yüzeysel bir geçerliliğe (dikkati belirli bir süre boyunca sürdürebilme becerisini ölçme) sahip olsalar da psikometrik geçerliliklerinin düşük olduğunu gözlemlemiştir. Ancak, farklı CPT’lerin psikometrik özellikleri de birbirlerinden farklılık göstermektedir. Sekiz farklı CPT çalışması üzerinde yürütülen bir analize göre, CPT’lerin duyarlılık (%9–%88) ve özgüllük (%23–%100) ölçümlerinde geniş bir farklılık aralığı bulunmaktadır. Bu CPT’lerden yüksek özgüllüğe sahip olanlarının (100% and 94%) düşük duyarlılığa sahip olduğu saptanmıştır (sırasıyla %13 and %62,) (Pan, Ma & Dai., 2007). CPT görevlerinin sahip oldukları birbiriyle tutarsızlık gösteren psikometrik özellikler, DEHB hastalarının günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukların simüle edilmesinin eksikliğini ifade eden düşük ekolojik geçerlilikle ilişkilendirilmektedir (Negut¸, Jurma, & David, 2016; Pelham et al., 2011; Rapport, Chung, Shore, Denney, & Isaacs, 2000). Birçok uzmanın CPT’lerin çocukların genel davranışlarını yakalama imkanı sunduğu düşüncesinin aksine, CPT’lerin birçoğu DEHB sahibi çocukların bilişsel performansında bozulmaya neden olarak çocukların DEHB ile ilişkili davranışlarını gözlemleme imkanı sunacak dış kaynaklı, çevresel çeldirici uyaranlara sahip değildir (APA, 2000). Buna karşın, çocuklar günlük hayatlarında devamlı olarak görmezden gelmek zorunda oldukları bir ilgisiz ve dış kaynaklı çeldirici uyaran akışıyla karşı karşıyadır. CPT’lerde, ağırlıklı olarak yaşça daha büyük çocuklarda bu özellik okuldaki davranışlar hakkında bilgi verebileceğinden oldukça önemlidir. Bu yüzden, birçok otör, çocukların davranışlarını doğal yaşam çevrelerini simüle eden bir araçla gözlemleyerek CPT’lerin ekolojik geçerliliklerini arttırmaya ihtiyaç olduğunu ileri sürmüştür (Barkley 1991; Negut¸ et al., 2016; Parsons, Bowerly, Buckwalter, & Rizzo, 2007). Hangi CPT’nin DEHB semptomatolojisine daha uygun olduğu belirsizdir. CPT performansı ve ebeveyn ya da öğretmenler tarafından doldurulan puanlama ölçütleri arasındaki korelasyonun ise oldukça düşük olduğu belirlenmiştir (Forbes, 1998; Rielly, Cunningham, Richards, Elbard, & Mahoney, 1999). CPT’lerin DEHB hastalarında bulunan temel defisitlerin yalnızca bir kısmına (dikkatsizlik ya da hiperaktivite gibi) duyarlı olup hiperaktivite gibi diğer defisitlere duyarlı olmaması da mümkündür. Bunun yanında, CPT büyük ihtimalle DEHB’nin puanlama ölçütleriyle değerlendirilmesi mümkün olmayan alanlarını da değerlendirebilmektedir (Hall et al., 2016).  DEHB semptomatolojisindeki gelişimsel değişimlerin CPT performansında tutarlı olarak yansıtılamadığı da bilinenler arasındadır (Halperin, Trampush, Miller, Marks, & Newcorn, 2008; Vaughn et al. 2011). Bu çelişkiler, farklı nörolojik disfonksiyonların bireydeki gelişimle birlikte farklı şekillerde seyretmesiyle açıklanabilir. Bunlardan biri bireydeki gelişimle birlikte varlığını sürdürmeye devam eden subkortikal disfonksiyon, bir diğeri ise zaman içinde olumlu seyreden frontal disfonksiyondur (Halperin & Schulz, 2006). Frontal lob fonksiyonelliği ile ilişkili olan CPT sonuçları (dürtüsellikten kaynaklanan hatalar vb.) zaman içinde DEHB semptomlarıyla birlikte azalmalı, subkortikal fonksiyonlarla ilişkili sonuçlar (yanıt zamanının değişkenliği vb.) DEHB semptomatolojisinden bağımsız olarak varlığını korumalıdır. Birçok CPT’yle ilgili başka bir tartışma konusu da CPT’lerde bulunan görsel formatlı CPT’lerin Berlin, Bohlin, Nyberg, & Janols, 2004; Mahone, Pillion, & Hiemenz, 2001) kolaylık seviyesiyle ilişkili görünen tavan etkisidir (Lasee & Choi, 2013). Birçok CPT paradigması, ayırt etmesi oldukça kolay olan hedef/hedef olmayan bilişsel uyaranlara sahiptir (harfler ya da sayılar vb.). Bu uyaranların kolayca ayırt edilebilmeleri, verilen yanıtların çoğunlukla doğru olmasına ve hatta kusursuz performans sergilenmesine neden olmaktadır (Howe, Warm, & Dember, 1995). Yetersiz bilişsel gerektirmeden kaynaklanan tavan etkisi, özellikle yaşça daha büyük çocuklarda ve adolesanlarda belirgindir (Epstein et al., 2003). Performansların büyük çoğunluğu oldukça yüksek düzeyde olsa dahi birçok çalışma buna rağmen hata oranlarına odaklanmaya devam etmiştir (Huang-Pollock, Karalunas, Tam, & Moore, 2012). Bunun yanında, CPT’lerin zamanlamaya dayalı eksiklikleri tespit edebilme niteliği de tartışmalıdır (Castellanos & Tannock, 2002; Kuntsi, Oosterlaan, & Stevenson, 2001). Klasik CPT’lerde, zamanlama güçlükleri hedef uyaranlara doğru yanıtların verildiği sürenin ortalaması (bilgi işleme ve motor yanıt hızının bir ölçütü olarak) ve standart sapmasıyla (tutarlılık ya da değişkenliğin bir ölçütü olarak) değerlendirilmektedir (Greenberg &Waldman ,1993). Geçmiş çalışmaların bulguları, DEHB tanılı çocukların CPT yanıt zamanları arasında tutarsızlık bulunduğunu göstermektedir. Bazı çalışmalar DEHB tanılı bireylerin sağlıklı kontrol grubuna göre uyaranlara daha yavaş yanıt verdiğini rapor etse de (Andreou et al., 2007; de Zeeuw et al., 2008), diğerleri DEHB tanılı bireylerin yanıtlarının kontrol grubundaki bireylere göre daha hızlı olduğunu bulmuştur. Yavaş yanıtlar dikkat eksiklikleriyle ilişkilendirilmiştir (Hervey et al., 2006). Bu bulgular yanıt zamanının dikkat, bilgi işleme oranı ve hız-doğruluk etkileşimi gibi çoklu ve etkileşime dayanan süreçleri yansıttığını ortaya koymaktadır (Ratcliff, 2002). Tüm bu veriler birlikte ele alındığında, belirtilen eksiklikleri tamamlayabilecek objektif bir dikkat ölçme aracına ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, MOXO-CPT’nin 7-12 yaş arasındaki çocuklarda tanıya yardımcı bir araç olarak kullanışlılığını değerlendirmektir. Çalışma, DEHB tanılı çocuklar ve sağlıklı çocuklardan oluşan iki ayrı grup ile testin ayırt edici niteliğini incelemektedir. MOXO-CPT’de testin ekolojik geçerliliğini arttırmak adına çeldirici işlevi gören görsel ve işitsel uyaranlar bulunmaktadır. Geçmişte yapılan çalışmalar, teste eklenen çevresel çeldiricilerin testin DEHB hastaları ile sağlıklı bireyleri ayırt etme niteliğini arttırdığını ortaya koymuştur (Cassuto, Ben-Simon, & Berger, 2013). Bunun yanında, çeldiricilerin DEHB tanılı çocukların CPT performansları üzerindeki negatif etkisinin ilerleyen yaşla birlikte azalmadığı görülmüş, distraktibilitenin DEHB hastalarında devamlılık gösterdiği sonucuna varılmıştır (Slobodin, Cassuto, & Berger, 2015). Son olarak, MOXO-CPT’nin Zamanlama parametresinin motor hız problemleri ile dikkatsizlik problemlerini ayırt edebildiği belirlenmiştir.

Katılımcılar

Çalışmaya 493’ü erkek ve 305’i kız çocuk olmak üzere 7-12 yaş aralığında toplam 798 çocuk katılmıştır. Çalışma grubunu DEHB tanılı 339 çocuk (yaş ortalaması: 9.27, standart sapma: 1.65 ve kontrol grubunda 459 sağlıklı çocuk (yaş ortalaması: 9.71, standart sapma: 1.64) oluşturmuştur. Çocuklar altı farklı yaş grubuna göre kategorilere ayrılmıştır. Örneğin, ‘’8 yaş’’ kategorisinde 8 yaşında veya 8 yaşından daha büyük, fakat 9 yaşından küçük çocuklar bulunmuştur. Tablo 1’de görülebileceği gibi, yaş kategorileri içinde cinsiyet dağılımı farklılık göstermemektedir.

DEHB grubundaki katılımcılar, üçüncü basamak tedavi hizmetleri veren bir üniversite hastanesinin Nörokognitif Merkezi’ndeki bir ayakta tedavi (pediyatri) kliniğinden seçilmişlerdir.

Bireylerin DEHB grubuna dahil edilme şartları aşağıdaki gibi belirlenmiştir:

  • Her bir çocuğun yetkili bir pediyatrik nörolog tarafından değerlendirilerek, DSM-IVTR DEHB kriterlerini sağladıklarından emin olunması (APA, 2000). Tanısal prosedür: çocuklar ve ebeveynleriyle görüşme, form halindeki değerlendirme ölçütlerinin doldurulması ve DEHB tanısını doğrulayan medikal/nörolojik muayenelere tabii tutulma,
  • Her bir çocuk için, DSM-IV skalasına göre DEHB semptomları için belirlenmiş olan kritik klinik noktanın üstünde skor almış olma (APA, 2000),
  • Çalışma öncesinde veya sırasında ilaç tedavisi görmemiş olma.

Kontrol grubundaki katılımcılar, normal okulların normal sınıflarından rastgele seçilmiştir. Kontrol grubundaki katılımcılar için çalışmaya dahil edilme kriterleri: ‘’(1) DEHB/DSM-IV skalasının klinik DEHB semptomları noktasının (APA, 2000; DuPaul et al., 1998) altında bulunan bir skora sahip olma ve (2) Ebeveyn ve öğretmen raporlarına göre herhangi bir akademik ya da davranışsal probleme sahip olmama’’ olarak belirlenmiştir. Bu amaçla, ebeveynler ve öğretmenlerden (bilgilendirilip izin alınarak) bireyde herhangi bir davranışsal/akademik/sosyal güçlük görmediklerini belirtmeleri istenmiştir. Bahsi geçen uygulamaların dışında, bireyler herhangi bir fiziksel/nörolojik muayeneye tabii tutulmamıştır. Katılımcıların DEHB ya da kontrol gruplarına, ebeveynlerin ve öğretmenlerin DEHB semptomlarına dair değerlendirmelerine göre dahil edilmeleri literatürde sık kullanılan ve güvenilir bir metoddur (e.g., Berwid et al., 2005; Uno et al., 2006; Van Mourik et al., 2007).

 

Çalışmanın iki grubuna da; zeka engelleri, başka kronik kondisyonlar, kronik ilaç kullanımı ve diğer primer psikiyatrik tanılara (depresyon, anksiyete ve psikoz vb.) sahibi olan bireyler dahil edilmemiştir. Çalışmamızın tüm katılımcıları normal ilköğretim okullarının normal sınıflarında eğitim görmekteydi.Çalışmamız bir halk sağlığı merkezi tabanlı olduğundan, çalışmamızın katılımcı grupları multikültürel ve heterojen bir özellik göstermiştir. Tüm katılımcılar çalışmada yer almayı kabul etmiş ve ebeveynleri Kudüs, İsrail’de yer alan Helsinki committee (IRB) of Hadassah-Hebrew University Medical Center tarafından onaylanan yazılı izin formları imzalamışlardır.

Çocuk davranışının ölçümü

Çocukların davranışlarının değerlendirilmesinde Conners Değerlendirme Ölçeği’nin (Conners, 1997a, 1997b) ebeveyn ve öğretmen formları ya da DEHB/DSM-IV kriterleri (DuPaul et al., 1998) kullanılmıştır. Bu iki değerlendirme ölçütünün de DEHB tanısında güvenilirlik ve geçerlilikleri kabul edilmiştir (Barkley, 2014).

 

MOXO Sürekli Performans Testi

Çalışma, MOXO-CPT testini kullanmıştır (Berger & Goldzweig, 2010). MOXO-CPT (Neuro-Tech Solutions Ltd.) MOXO-CPT, DEHB ile ilişkili semptomları tespit etmek amacıyla bilgisayar ortamında yapılan standardize edilmiş bir testtir. MOXO-CPT; devamlı bir uyaran akışı üzerinde dikkati sürdürmeyi ve önceden belirlenmiş bir uyarana yanıt vermeyi gerektirir, bunun yanında çeldirici işlevi gören görsel ve işitsel uyaranlar içerir.

 

Test sekiz bölümden oluşmaktadır. Her bir bölüm 53 uyarandan oluşmakta ve 114.15 saniye sürmektedir. Testin toplam süresi 15.2 dakikadır. Bilgisayar ekranının ortasında beliren hedef ya da hedef olmayan uyaranlar, burada 0.5, 1 ya da 3 saniye kalmakta, sonrasında ise bu uyaranları aynı süreye sahip bir ‘’boş alan’’ periyodu takip etmektedir (Şekil 1’e bakınız). Her bir bölümde ortaya çıkan 53 uyaranın 33’ü hedef olan, 20’si ise hedef olmayan uyarandır. Her bir uyaran, önceden belirlenmiş olan süre boyunca, katılımcının herhangi bir yanıt vermesine bağlı olmaksızın ekranda kalır. Bu uygulama, yanıtın doğruluğunun yanında zamanlama becerisinin de ölçülebilmesini sağlar. Çocuğun ekranın 60 cm gerisinde oturarak hedef uyarana mümkün olan en hızlı biçimde, boşluk tuşuna yalnızca bir kere basarak cevap vermesi beklenmektedir. Çocuk aynı zamanda hedef olan uyaran dışında herhangi bir uyarana yanıt vermemesi ve boşluk tuşundan başka bir tuşa basmaması için yönlendirilmektedir.

Şekil 1 Test Süresinin Dağılımı

 

Hedef olan ve hedef olmayan uyaranlar, testin çocuk formunda ekranda 500, 1000 veya 3000 ms boyunca kalmaktadırlar. Her bir uyaranı, uyaranın ekranda kaldığı süre kadar bir boş alan takip etmektedir. Uyaranlar, katılımcının yanıt vermesine bağlık olmaksızın önceden belirlenen süre boyunca ekranda kalmaktadır. Çeldirici uyaranlar, hedef olan veya hedef olmayan uyaranlardan bağımsız olarak bu uyaranların ekranda bulunduğu süre boyunca ya da ekranın boş kaldığı süre boyunca ortaya çıkabilmektedirler.

Test uyaranları. Hedef olan uyaranlar ve hedef olmayan uyaranlar yazı ya da sayı

içermemektedir (Şekil 2’ye bakınız). Uyaranlarda yazı veya sayıların kullanılmaması, DEHB’li çocukların CPT performansını etkileyebilecek öğrenme güçlüklerine (disleksi, diskalkuli) sahip olma olasılıkları nedeniyle önemlidir (Seidman, Biederman, Monuteaux, Doyle, & Faraone, 2001). Hedef uyaran her zaman, çocuk yüzünü yansıtan bir çizgi resimdir. Hedef olmayan uyaranlar beş farklı hayvan resmi içerir. Hem hedef olan hem de hedef olmayan uyaranlar 41×41 mm genişliğinde olup, her zaman ekranın ortasında görünürler.

Çeldirici uyaranlar.Katılımcıların günlük yaşam çevrelerini simüle etmek amacıyla, MOXO-CPT hedef olmayan uyaranların dışında görsel ve işitsel çeldiriciler kullanmaktadır. Çeldirici uyaranlar, hedef uyarana çeşitli ölçülerde benzemektedir. Çeldiriciler işitsel ve görsel özellikler içeren kısa animasyon videoları olup birlikte ya da birbirlerinden ayrı olarak ekrana gelebilirler. Çeldiricilerin tamamı, MOXO-CPT’ye özgü bir özellik olarak çocuğun günlük yaşamındaki çevresinde bulunabilecek ögelerdir. Yalnızca görsel (kanatlarını oynatan üç kuş), yalnızca işitsel (öten kuşlar) ve hem görsel hem de işitsel (öten ve kanatlarını oynatan kuşlar) olmak üzere altı farklı çeldirici mevcuttur. Her bir çeldirici 3.5 s ile 14.8 s arasında değişen bir süre boyunca ekranda kalır, iki çeldirici arasındaki süre ise sabit olup 0.5 s’dir. Görsel çeldiriciler (Şekil 3) altı farklı uyaran içerir: bir gong (6.8 s), bir bowling topu (3.5 s), kuş (9.25 s), ışın kılıcı tutan bir savaşçı (Jedi) (14.8 s), ışın kılıcı (6.8 s) ve bir uçak (8.6 s). Görsel çeldiriciler, ekranın kenarlarında sağ, sol, aşağı ve yukarı olmak üzere dört farklı konumda ortaya çıkarlar. Ekranın sağ ve sol kenarlarında ortaya çıkan görsel çeldiriciler 200×400 piksel uzunluk ve 100×200 piksel genişliktedir. Ekranın üst ve alt kenarlarında ortaya çıkan görsel çeldiriciler ise 100×200 piksel uzunluk ve 100×600 piksel genişliktedir. Görsel çeldiriciler ile hedef olan veya hedef olmayan uyaranlar arasındaki mesafe her zaman 21 mm’dir.

İşitsel çeldiriciler, görsel çeldiricilerle uyumlu altı farklı ses içerir (gong sesi, bowling topu sesi gibi). Ses, ekranın sağ ve sol yanında bulunan hoparlörlerden gelmektedir (çocuğun kulaklarına yaklaşık 60 cm mesafede).

Şekil 3. MOXO-CPT görsel çeldiricileri.

Test bölümleri. Test sekiz bölümden oluşmaktadır. Uyaranlar ve ekranda kalma süreleri her bölümde aynıdır; ancak, görsel ve işitsel çeldiricilerin varlığı açısından bölümler birbirleriyle farklılık göstermektedir. Birinci ve sekizinci bölümde herhangi bir çeldirici bulunmayıp yalnızca hedef olan ve hedef olmayan uyaranlar bulunurken, ikinci ve üçüncü bölümlerde yalnızca görsel uyaranlar bulunmaktadır. Dördüncü ve beşinci bölümler yalnızca işitsel uyaranlar bulundururken, altıncı ve yedince bölümler işitsel ve görsel uyaranların kombinasyonunu içerir. Çeldiricilerin ortaya çıkma sırası ve ekrandaki pozisyonları her bir bölüm için sabittir. Çeldirici uyaran yükü tek sayılı bölümlerde artmaktadır: İkinci, dördüncü ve altıncı bölümlerde tek seferde yalnızca bir çeldirici ortaya çıkmaktadır. Üçüncü, beşinci ve yedinci bölümlerde ise ekranda aynı anda iki çeldirici belirmektedir.

 

Test parametreleri. MOXO-CPT performans parametreleri:

Dikkat: Hedef olan uyaranın sunumu ya da onu takip eden ‘’boş alan’’ periyodu sırasında verilen doğru yanıtların sayısıdır. Bu şekilde, katılımcının yanıt hızından bağımsız olarak hedef uyarana doğru yanıt verip vermediği ölçülebilir. Bunun yanında toplamda sunulan hedef uyaran sayısından katılımcının verdiği doğru yanıtların sayısı çıkarılarak ihmal hataları da Dikkat parametresi üzerinden hesaplanmaktadır. Dikkat parametresinin skorları sekiz farklı bölüm boyunca verilen doğru yanıt sayısının ortalaması alınarak hesaplanır.

Zamanlama: Hedef uyaran hala ekrandayken verilen doğru yanıtların sayısıdır. Bu parametreye hedef uyaranı takip eden ‘’boş alan’’ periyodunda verilen yanıtlar dahil edilmemektedir. Doğru yanıtları hızlarından bağımsız olarak analiz eden Dikkat parametresinin aksine, bu parametre doğru yanıtların yalnızca doğru zamanda verilenlerini dikkate almaktadır. Zamanlama parametresi, sekiz bölüm için hedef uyaran hala ekrandayken verilen doğru yanıt sayılarının ortalamalarının alınmasıyla hesaplanmaktadır.

Dürtüsellik: Yalnızca hedef olmayan bir uyaran ekrandayken verilen yanıtların (hareket hataları) sayısıdır. Hareket hataları, CPT’lerin birçoğunda hedef uyarana verilen rastgele bir tuşa basmak gibi her türlü uygunsuz yanıt olarak tanımlanmaktadır (Greenberg &Waldman ,1993). MOXO-CPT testinde ise dürtüsellik parametresi yalnızca hedef olmayan bir uyaranın ekranda olduğu süre zarfı içinde boşluk tuşuyla verilen yanıtları dikkate almaktadır. Dürtüsellik skorları sekiz bölümde verilen dürtüsel yanıt sayılarının ortalaması alınarak hesaplanmaktadır.

Hiperaktivite: Dürtüsel olarak nitelendirilmeyen tüm hareket hatalarının (birden fazla yanıt verme, rastgele tuşlara basma) sayısıdır. Söz konusu hareket hataları:  (A) Çoklu yanıtlar – Klavyenin boşluk tuşuna birden fazla kez basma (hedef olan ya da hedef olmayan uyaranlara yanıt olarak) durumu olarak tanımlanmaktadır. Çoklu yanıtlar, aşırı duyarlılığın birer göstergesi olarak kabul edilmektedir (Greenberg &Waldman, 1993). MOXO-CPT, yalnızca iki veya daha fazla sayıda yanıtı çoklu yanıt olarak kabul etmektedir. (B) Rastgele tuşlara basma – Klavyenin boşluk tuşu haricindeki tuşlarına basma. Çoklu ve rastgele tuşlara basma durumlarının hiperaktivite ölçümünde kullanılmalarının belirli nedenleri bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, katılımcıların ilgili içeriğe parmaklarıyla hafifçe vurarak cevap verdikleri testlerin birçok nörolojik bozukluğun (amyotrofik lateral skleroz vb.) araştırma sürecinde motor fonksiyonun değerlendirilmesi için sıkça kullanılmasıdır (Londral et al., 2016). İkincisi ise; kol, baş ve ayak hareketlerinin yanında parmak hareketlerinin de DEHB’de bulunan motor aktivitelerin kalite ve hız eksikliklerini değerlendirmek için kullanılabilmesidir (Carte, Nigg, & Hinshaw, 1996; Schuerholz, Cutting, Mazzocco, Singer & Denckla, 1997).  Örneğin yakın zamanda Gaddis et al. (2015) tarafından katılımcıların birbirleri ardına parmaklarını kullanarak yanıt vermelerini gerektiren bir görev, DEHB tanılı çocuklarda aşırı sayıda verilen motor yanıtların bir ölçütü olarak kullanılmıştır. DEHB tanılı çocuklar uyarılmanın az olduğu koşullarda kontrol grubundaki çocuklara göre artmış bir motor aktivite göstermektedir. (Antrop, Roeyers, Van Oost, & Buysse,2000; Kofler, Raiker, Sarver, Wells,& Soto, 2016). Bu yüzden, yanıt verildiği anda başka bir bilgi sunulmadan bu motor yanıtlar analiz edilmekte ve böylece testin düşük uyarılma koşullarında artmış aktiviteyi değerlendirebilmesi sağlanmaktadır. Hareket hatalarının dürtüsellik ve hiperaktivite olmak üzere iki kategori halinde değerlendirilmesi, yanıt disinhibisyonunun kaynaklarının daha doğru ve kesin şekilde saptanabilmesini sağlamaktadır. Hiperaktivite skorları, testin sekiz bölümü boyunca verilen hiperaktif yanıtların ortalamalarının alınmasıyla hesaplanmaktadır.

PROSEDÜR

 

Test öncesinde çocukların yönergeleri anlamasını sağlayan yetkili bir test uygulayıcısı, test uygulaması sırasında da çocukların yanında bulunmuştur. Katılımcıların (DEHB grubu ve kontrol grubu) hiçbiri test öncesinde ya da sırasında herhangi bir ilaç kullanmamıştır.

VERİ ANALİZİ

Testin DEHB tanısı için kullanışlılık düzeyi, verilerin DEHB ve kontrol grupları arasında dört MOXO-CPT parametresinde karşılaştırılmasıyla incelenmiştir. İlk olarak, cinsiyet dağılımında gruplar arasındaki farklılıkları belirlemek için Chi-square analizi kullanılmıştır. Bundan sonra, her bir MOXO-CPT parametresi için DEHB tanılı çocukların ve kontrol grubundaki sağlıklı çocukların performansları T-testleri ve Tukey’nin çoklu karşılaştırma koreksiyonu kullanılarak karşılaştırılmıştır. Bunun yanında, çocukların dört farklı test parametresinde aldıkları z-skorlarının ortalaması alınarak testin total bir skoru da hesaplanmıştır. MOXO-CPT’nin tanısal değeri, DEHB tanılı çocuklar ile sağlıklı çocuklar arasındaki kritik klinik noktaları (DEHB tanılı çocuklar ile kontrol grubunu ayıran sınır noktalarını) değerlendirmek için kullanılan Receiver Operating Characteristic (ROC) eğrilerinin altında kalan alanlar hesaplanarak incelenmiştir.

ROC eğrileri, testin DEHB hastalarını sağlıklı bireylerden ayırma niteliğini ölçmek için kullanılmaktadır. Genel olarak Receiver Operating Characteristic (ROC) eğrilerinin altında kalan alanın değeri 0 ile 1 arasında değişmektedir. O değerindeki ROC alanı, tüm bireylerin yanlış olarak gruplandırılmış olduğunun göstergesi, 1 değerindeki ROC alanı ise tüm değerlendirmelerin doğru olarak yapılmış olduğunun göstergesidir. 0.9 ile 1 değerleri arasında kalan ROC-AUC alanlarına sahip test parametreleri kusursuz, 0.8 ile 0.9 değerleri arasında oldukça iyi, 0.7 ile 0.8 değerleri arasında iyi, 0.6 ile 0.7 arasında yetersiz ve 0.5 ile 0.6 değerleri arasında kalan ROC-AUC alanlarına sahip olan test parametreleri başarısız olarak tanımlanmaktadır. (Obuchowski, Lieber,& Wians,2004). Tüm analizler SAS yazılımın Windows 9.2 sürümüyle yürütülmüş, ≤.05 aralığındaki p-değerleri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’na Sahip Olan Bireyleri Sağlıklı Bireylerden Ayırt Etme

T-testi analizlerinin sonuçları, DEHB tanılı çocuklar ile sağlıklı çocuklar arasında önemli farklılıklar saptamıştır (Tablo 2). DEHB tanılı çocuklar, Dikkat ve Zamanlama parametrelerinde kontrol grubundaki sağlıklı bireylere kıyasla daha düşük puanlar almışlardır. DEHB tanılı çocuklar daha fazla ihmal hatası yapmışlar ve doğru zamanda kontrol grubuna göre daha az doğru yanıt vermişlerdir. Bunun yanında, kontrol grubuna göre daha fazla dürtüsel (hedef olmayan bir uyarana hedef uyaranmış gibi yanıt verme) ve hiperaktif hareket hataları yapmışlardır.

Testin tanısal yararlılığını değerlendirmek amacıyla, DEHB tanısının özgüllük ve duyarlılığı her bir parametre için optimal bir eşik noktası kullanılarak (DEHB ve sağlıklı grupların sonuçlarının birbirinden ayrıldığı sınır nokta) ölçüm yapılmıştır. DEHB tanıları, DSM-IV-TR kriterlerine göre konulmuştur (APA, 2000).  Tablo 3’te MOXO-CPT’nin dört parametresi için klinik eşik noktaları ile duyarlılık ve özgüllük oranları gösterilmektedir. Farklı duyarlılık ve özgüllük oranları testin birbirinden farklı amaçları için kullanılabilir (görüntüleme, tanı vb). Ancak biz, maksimum ayırt etme kapasitesini gösteren en yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip optimal değerleri kullandık. Tüm yaş kategorileri için duyarlılık ve özgüllük oranları %85 ve üstündeydi. MOXO-CPT’nin ayırt edici niteliği ROC eğrilerinin analizleriyle de değerlendirildi. Tablo 4,  AUC istatistiklerine göre testin tanısal yararlılığını göstermektedir. DEHB tanılı çocukları kontrol grubundan tek başına ayırabilme niteliği düşük bulunan Dürtüsellik parametresi hariç tüm test parametrelerinin tanısal belirleyiciliklerinin iyi ve kusursuz düzeyler arasında değişmekte olduğunu belirlenmiştir. Dikkat parametresi için AUC değerleri 0.75 ile 0.91 arasında, Zamanlama parametresi için 0.80 ve 0.90 arasında, Hiperaktivite parametresi içinse 0.73 ve 0.82 arasında değişiklik göstermiştir. Dürtüsellik parametresinde ise AUC değerleri 0.58 ile 0.65 arasında değişmiş, bu da parametrenin tek başına tanısal belirleyiciliğinin düşük olduğunu göstermiştir. MOXO-CPT’nin tüm CPT parametrelerini kapsayan total skoru ise, 0.91 değerine sahip olarak tüm yaş grupları için kusursuz bir ayırt edicilik niteliği göstermiştir. Şekik 4, 8 yaş grubu için bu paterni örneklendirmektedir.

Bu çalışma, 7-12 yaşlarındaki çocukların DEHB tanısında MOXO-CPT’nin (Berger & Goldzweig, 2010)  kullanışlılık düzeyini değerlendirmektedir. Geçmişte MOXO-CPT ile yapılan çalışmalarla uyumlu bir şekilde, bulgular MOXO-CPT’nin tüm parametrelerinde DEHB tanılı çocukların sağlıklı çocuklara göre daha kötü bir performans sergilediğini ve testin DEHB tanılı çocukları sağlıklı çocuklardan tutarlı bir şekilde ayırt edebildiğini göstermiştir (Corkum & Siegel, 1993; Losier, McGrath, & Klein, 1996; Uno et al., 2006). Sağlıklı çocuklara kıyasla, DEHB tanılı çocuklar daha fazla ihmal hatası göstermişler ve doğru zamanlamaya sahip daha az yanıt vermişlerdir.

Bu içeriği paylaşın!
Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter
Email this to someone
email
Moxo Dikkat Testi Merkezleri

Moxo Dikkat Testi uygulayıcı merkezlerini inceleyin, size en yakın merkezden ön randevu alın.

İNCELE
Moxo Dikkat Testi Merkezi Olun

Türkiye’de 500’ün üzerinde klinik ve merkezde uygulanan Moxo Dikkat Performans Testi’ni kullanmak artık daha kolay.

BAŞVUR
Neden Moxo Dikkat Testi?
1
40'dan fazla ülke
550.000 Test
Moxo Testi Dünyada 40’dan fazla ülkede 450.000’nin üzerinde uygulanmıştır.
2
Çeldiricili & Objektif
Tek Test
Dünyada çeldiricili ve objektif tek dikkat testidir.
3
420 Tepki ve
Tepkisizlik
Moxo Testte 420 tepki ve 420 tepkisizlik Eylemi ölçülmektedir.
4
Türkiye’de son 4 Yılda
40.000 Test
Moxo Testi Türkiye’de son 4 Yılda 40.000’in üzerinde uygulanmıştır.
Moxo Dikkat Testi Nedir?
Moxo Dikkat Testi Nedir?
Çocuğunuzun dikkat başarısını ölçmek ve ders çalışma ortamının dikkat özelliklerine göre yeniden düzenlenmesi için uzmanlarınızdan
Moxo Dikkat Testi’ni mutlaka isteyin! MOXO MERKEZLERİNİ İNCELEYİN
Uzman Yorumları
Haberler / Duyurular